Anasayfaya
<< Açık Şuura Giden Yol >>

<< Makaleler 01 >>


0007. Bodhi:

“Mudak’lara Dair” (Yermeli fıkra gibi bir şey).

 

(Mudak: aşırı titiz(kılı kırk yaran), kendini beğenmiş, vurdumduymaz bir entelektüel – budala. Mudak kelimesi Rus dilinde argo sayılır. Tanımın ayrıntılı açıklaması makalenin kendisindedir).

 

Eğer seyyah

Kendisine benzer birine veya daha iyisine raslamaz ise

Yalnızlığında sabitleşsin:

Budala ile arkadaşlık olmaz.

Dhammapada(M.Ö.4.yy.)

 

Bu küçük araştırma ile ben, mudak denilen o kadar bulanık ve hakedilmeden dikkatsiz bırakılan bir fenomen üzerine ışık saçmak istiyorum. Bu sosyal zümrenin varlığının ancak folklorda yansıtılmış olmasının sebeplerini söylemek güçtür, ciddi bir şekilde ise onların bağımsız varlıklarını az kişi kabul eder. Fakat onlar vardır ve az değiller, ve bunda ne kendini, ne de başkalarını kandırmaya gerek yok. Maalesef, bu olayın kendi özelliği şöyle ki, bu konu üzerinde ciddi bir araştırma yapmak son derece güçtür – mudak kelimesinin kendisi hakaretlidir, birçokları bu kelimeyi edepsiz sözler grubundan sayıyor, ve eğer sen onu duyuyorsan yüzdeyüz bu, konuşmanın tüm manasının da bayağı ve kaba olduğu anlamına gelir. Bu, sorun olmazdı, fakat iş bu ki, mudak’lar – sadece budalaların bir çeşidi değildir, bu daha sabredilirdi. Diğer budalalardan farklı olarak mudak’lar bir sürü şaşırtıcı özelliklere sahiptirler. Onlar aşağı yukarı her toplumda keşfedilebilirler, onları en akıllı ve güzel insanların yanında görmek mümkün, onlar her yere sızıyor, ve onların mudak odukları hakkında hiçkimsenin bir fikri olmadığına göre en üstün ve perspektifli topluluklar bile parçalanabilir ve yıkılabilirler. Mudak’lar, resmen yaratarak aslında etraflarında dehşet verici bir çürüme atmosferini üretiyorlar, sonuçta tüm işleri yıkım ve karmakarışıklığa getirerek ve, ancak vaktinde onları temaslar halkasının içinden çıkararak gelişme ve samimi ilişkileri beklemek mümkündür.

Asıl bu sebepler mudak’ların karakteristik özelliklerini, varlıklarının anlamını, hayat tarzlarını, sağlam topluluklara yıkıcı etkilerini tahkik etmeye kalkışmak için beni harekete geçirdiler. Ben, mudak’ların toplumdaki yerlerini anlamak istiyorum ve arada da şöyle bir sorunu çözmeye denemek – mudak için, onun öyle olmayı bırakması için neler yapılabilir, eğer bu mümkün ise. Diğer taraftan ben, insanlara bir şeyler kabul ettimek veya onların tabiatlarını değiştirmek eğilimli değilim, onun için eğer bir kimsenin mudak olmak hoşuna gidiyorsa demek bu böyle olmalıdır.

Mudak’ların ayırdedici belirtilerini teşhis etmek – son derece zor bir iş. Bazen hissediyor gibisin – işte şu kişi-mudak, fakat bu duygunun sebeplerinin açık bir anlayışı yoktur, onun için bazıları mudak önünde suçluluk duygusu hissetmeye başlıyorlar hatta, ve bu duygunun etkisiyle ona daha fazla dikkat ayırmaya ve ona başkalardan daha fazlasına izin vermeye başlıyorlar, ancak bu, mudak’larla temas ederken tamamen yer verilmez bir davranış – bu, aynen elini timsahın ağzına sokmak gibidir.

Mudak, oldukça iyi bir akla sahip olabilir ve gayet zor bir faaliyete de profesyonel olarak elverişli olabilir. O, anlayışlı olabilir ve hayal gücünden de yoksun olmayabilir. Aklın gelişme seviyesi yüksek olan insanların içinde mudak’ların raslanması ahmak insanların arasında raslanmasından daha seyrek olmaması şaşırtıcıdır. Şöyle bir soruyu ortaya atalım – insanın sırf akli faaliyetinin tahliline dayanarak onun mudak olup olmadığını belirlemek mümkün mü? Ben bu soruya olumsuz cevap vermek zorundayım. Hayır, akli faaliyet böyle bir iddia için dayanılacak temel değildir.

Bir kimsenin mudak olduğunu biz nasıl hissediyoruz? Gözlerinde, tavırlarında, ses tonunda, hareketlerinde yakalanması zor, belirsiz, fakat bundan daha az ifadeli olmayan bir şey. Bir şeyi emniyetle söylemek mümkün – mudak ile temas esnasında onun seni anladığından hiçbir zaman emin değilsin. Yani tüm belirtilere göre herşey yolunda gibi, sen soru sorabilir ve gayet tatmin edici cevaplar alabilirsin, fakat onun seni anlamadığı hissinden kurtulamazsın. İşte böyle bir irrasyonel duygu ve bu duygu, mudak’larla temasın ayrılmaz bir parçası olduğuna göre sen her zaman tatsız bir gerginlik yaşayacaksın ve, mudak’a verilmiş işin ne kadar önemli olduğuna bağlı olarak bu gerginlik de o kadar çok olacaktır.

Mudak’ların karakteristik bir çizgisi daha – onların aşırı bürokrasiye olan eğilimleri. Herkes onun en çok hoşuna giden faaliyet alanına yöneldiğine göre bürokratlar arasında mudak’ların en yüksek oranına raslayabilirsin. Ben, bürokrasinin gerek olmadığını söylemiyorum – en ufak strüktürü bile yönetmek zorunluluğu ile karşılaşmış olan her kimse, iyi düşünülmüş bir bürokrasinin çok münasip bir şey olduğunu iyi bilir ve bürokrasiyi kesin redd, ancak pek akıllı olmayan veya mudak bürokratların elinden zarar görmüş insanlara özgüdür. Onun için bürokrasi gibi kullanışlı bir şeyin son derece iğrenç bir olaya anlamdaş olması raslantı sonucu değildir – maalesef, bürokrasiye mudak’lar da düşkündür. Gereken kontrol olmadığında, bir bürokrattan sadece bürokrat olması iştendiğinde, bir mudak’ın bu makama sızma ihtimali çok yüksek. Toplumda mudak bürokratların kurbanı olmuş insanlardan oluşan tam bir insan tabakası vardır; ve psişik yenilgi bu durumda özellikle ağır oluyor. Ben, tecavüz edilmiş bir çoçuğun psişik travmasının çok daha az olduğunu iddia etmeye eğilimliyim, ve bunun sebebi, tecavüzün cinai olarak anlaşılan şahsi bir gücün kabaca kullanılmasının sonucu olmasındadır. Ama bürokratın kurbanı, bürokratın bir takım fonksiyonların yerine getirilmesi ona toplum tarafından emanet edilmiş bir şahıs olduğunu görüyor, böylece bürokratın iradesi toplumun ortalanmış iradesi oluyor ve insan kendisini toplumdan kovulmuş gibi hissediyor, ki bu tam bir çaresizlik ve kaçınılmaz ölüm korkusunu çağrıştırıyor. Üstelik, mudak’ın iradesi sanki kurbanın kendi iradesinin ifade edilmesi gibi oluyor, ki o(kurban) ortalanmış olarak onu(mudak’ı) onun yerine (makamına) kendisi oturtmuştur (tabii ki bu, toplumsal bürokrat denenler için haklı), böylece insan sanki kendi kendisinin başına vuruyor gibi bir durum ortaya çıkıyor. Ben, bu hastalığın geleneksel metodlarla tedavisi imkansız derecede ağır olduğunu sanırım; ayrıca, sovyetler zamanından o kadar çok bürokrasi kurbanı kaldı ki, onlar daima çevremizi sarıyor ve korku psikozu sürekli besleniyor.

Devam edelim. Göze çarpan bir şey daha var, o da mudak’lar arasındaki ilişkilerin şaşırtıcı dünyasıdır. Mudak’lar, diğer insanlara nazaran sürü halinde yaşamaya daha fazla eğilimlidirler. Tek başına olan mudak yoğun bir şekilde kendisine benzer birini arıyor, en son çare olarak bari bir mudak’ın bulunduğu herhangi bir oluşmuş takımın içine giriyor. Tek başına olan mudak’ın davranışları kendi sosyal tabakasını bulmuş mudak’ın davranışlarından çok farklıdır – o,uyuşkanlık ve teveccüh mucizeleri sergileyebilir, fakat bu uzun sürmez. Hiçbir mudak, hatta tek başına olan mudak kadar tehlikeli olanlar bile, iyi bir ruh halini uzun zaman içinde koruyamaz. Mudak, kiminle olursa olsun bozuşmak, kavga etmek için mutlaka bir sebep bulur, diğer insanları da aralarında bozuşturmaya çalışır, ve bu kavgada özel bir gayritabiilik, zorakilik açıkça görülür, sanki herşey kör talihin iradesi üzerine oluyor. Mudak’ların toplulukları oldukça sağlam ve birbirlerine karşı duydukları kara bir bağlılık üzerine kuruludurlar. Bir topluluk olarak birleşerek mudak’lar derhal, aşağılık bir oyunun gayet tabii ve hatta teşvik edilen bir davranış tarzı sayıldığı sağlıksız bir rekabet ilişkilerini aralarında kurmak için komşu mudak topluluklarını arıyorlar. Böylece, bir mudak’ı bulmak ve onun peşinden gitmek yeterlidir ve o kendisi, öz yanılmaz sezgilerini kılavuz edinerek seni mutlaka diğer mudak’ların yanına götürür. Kendi bünyesine mudak’ı entegre etmiş bir topluluğun içinde dövüşe kadar varan kavga dönemleri ve son derece tatlı “sevgi” ve “arkadaşlık” dönemleri birbirlerini Ay’ın evrelerinin kesinliğiyle değiştiriyorlar. Genellikle, bir dönem iki – üç gün kadar sürer. Kavga sebepleri her zaman aynıdır. Mudak’lar hiçbir zaman sorunu konstrüktif bir şekilde çözmeye denemiyorlar – belki de mudak’lara kendi kendilerine eleştirel bir şekilde bakmak esasen nasip değildir, onun için aynı soru üzerinde olan uyuşmazlık senelerce çekişmelerinin sebebi olabilir.

Mudak’lar çok tutucudur ve inançlarını çok nadir ve isteksiz değiştiriyorlar. Bakış noktasının saçmalığı onu değiştirmek için bir sebep olamaz; mudak’ı, onun tutumunun saçmalığını ancak haklılığını tamamen kabul ettiği tartışılmaz kanıtların baskısı altında kabul etmeye zorlamak mümkün, ancak o, onu değiştiremez. Akla uygun kanıtların yardımıyla mudak’ın tutumunu değiştirmeye çalışarak derin bir isteri haline kadar varan birçok normal insan misallerini gördüm. Belki de mudak aslında sadece daha hissidir ve kanıtlar onun için bir ağırlık taşımazlar, tabii bir ruhi incelik ise onların tutumlarının sabitliğini açıklıyor işte? Fakat bu tahmin hiçbir eleştiriye dayanamıyor, çünkü mudak’ın kendisi her türlü duygusallığa yabancıdır, o, makullüğe çok saygı duyuyor ve , şüphesiz, entellektüel açıdan gelişmiş insanı gelişmemiş olan insandan ayırt etmeye muktedirdir.

Eğer mudak’ı dışarıdan bir eksper olarak davet edersek o, pekala başarılı bir şekilde bu görevini başarabilir. Aslında, yaratıcı bir yaklaşımı gerektirmeyen alanlarda tartışılmaz bir mesleki yararlılık – işte bu, mudak’ın güç kaynağı ve, onun sağlıklı insanların topluluklarına sızmak için sık sık kullandığı işte o maniveladır. Mudak’ın akli ve ruhi yapısının katılığı hayalleri hayretler içinde bırakıyor. Buna neler sebep olabilir? Mudak’ı esinli sezgiler için bu kadar yeteneksiz yapan nedir? Buna sürekli devam eden aşırı kederlenme halinin sebep olduğunu düşünüyorum – bu hal, bizim idrak edemeyeceğimiz kadar derin, ki idrak etmek – en azından bir ölçüye kadar benzemek demektir, kederlenmenin böyle aşırı şekline benzemek ise mudak olmayan biri için pekala imkansızdır.

Mudak’ların topluluğuna düşmüş normal bir insanın konumunu inceleyelim. İlkin kurbanımız kendisini asla öyle hissetmiyor. Çoğu zaman ilk izlenimler olumludur hatta. Eğer bu, mesela, ikamet yerine göre bir topluluk ise (yurt, otel, gezide bir çadır veya, Tanrı korusun, mudak senin kocan veya karın veya ana baban v.s.), o zaman normal insan disiplinli, düzenli bir hayata olan kendi ihtiyacını pekala gerçekleştirebilir. Mudak’lar genelde katı bir gün düzenine sahiptirler, onların günlük hayattaki davranışlarının sıralanışı çoğu kez katı bir şekilde sabitleştirilmiş ve bununla beraber gayet mantıklıdır. Her normal insan için önemsiz anlarda bir nevi şımarıklık, tutarsızlık özgüdür – o, uykuya alışılmış zamanından daha erken veya geç yatabilir, dişlerini fırçalamayı veya zamanında çamaşır yıkamayı unutabilir v.s. Mudak için böyle bir şey imkansız. O, doğru saydığı katı davranış strüktürüne uymaktan ziyade bir de onu tüm çevresindekilere aktif bir biçimde empoze ediyor. Eğer sen, mesela, uyandıktan hemen sonra yüzünü yıkamaya gitmediysen, mudak hemen tepkisini gösterir – ya tamamıyla ciddi, hemen hemen misyonerlik bir ton ile ders vermeye, ya da asabi(“kancıkça”) bir davranış sergilemeye başlar. Asabi davranış – bu, kişinin her hareketi görülsün, onun öfkesini ifade etsin diye yaptığı davranışlar (mesela, çok gürültülü tatsız bir ses duyulsun diye), yüzün ifadesi ise kibirli oluyor, ve bütün bunlara aşırı bir alınganlık eşlik ediyor ve kavga, işte şimdi başlamak üzeredir, fakat bir türlü başlamıyor. Normal insan asabiliğe pek fazla dayanamıyor, taviz vermek ve ona gösterilmiş davranış çizgisini takip etmek onun için daha kolay gibi geliyor. Üstelik, yukarıda bahsettiğim gibi, ilk başta bu olumlu olarak bile algılanıyor. Kurban, yaklaşık şöyle düşünüyor: ben de, nihayet, doğru bir hayat rejimini kurarım – uykuyu alamamaktan o kadar bıktım ki, kendimi disiplinli, temiz, derli toplu hissetmek hoşuma gidiyor v.s. İnsan, belli bir manada daha düzenli bir hayat tarzı sürdürmeyi mudak’tan gerçekten öğrenebilir, fakat mudak hiçbir zaman ulaştığı noktada durmaz ve, eğer bir kere onun etkisi altında kalırsan o, hayatının düzenini kurduktan sonra senin fikirlerine geçer ve aynı katı biçimde onları da belirli kurallara bağlamaya başlar.

Bir zayıflığı, kendine güvensizliği var olanlar mudak’ın kendisine ve kendisinin dünya görüşüne olan hipnotik inancının etkisi altına düşmüş oluyor ve o zaman o, “mudak’ın günlük kurbanı” adını verdiğim insanların grubuna dahil edilmiş oluyor. Mudak’ın günlük kurbanının kaderi dehşet vericidir. O insan, hayat ile ölüm arasındaki acımasız savaşının sahnesi oluyor. Dünya görüşlerinin katı bir biçimde sağlamlaştırılmış şeması, insanda canlı olan her şeyin boynunu otomatikman kesen bir giyotin oluyor. Onun psişik bünyesi, daha sonra da bedeni eğrileşiyor ve ıstırap verici bir şekilde ağrıyorlar, üstelik kurban bu ağrıların sebebini kendi içinde değil de, kendi bedeninde veya etrafındaki dünyanın eksikliğinde görüyor. Mudak’ın günlük kurbanları hiçbir zaman kendi görüşlerine eleştirel bir bakışla bakmayı denemiyorlar. Onlar “devrimci”, reformist v.b. tipine aittirler. Onların dünyayı değiştirme usulleri her zaman kardinaldir; dünyanın onların ahlaki veya herhangi bir diğer kanunlarına uyumsuzluğuna olan tepkileri – saldırı ve nefrettir. Mudak’ın günlük kurbanlarının psikolojik dünyası fevkalade bir şekilde fakirleşiyor, ki onlar kendilerini hiçbir zaman gözlemiyorlar, onların dikkatleri çalınmıştır ve kendi davranışlarının şemalara uygunluğunu takip etme tayınında tutuluyor.

Ben burada insanların bu kategorisinin detaylı olarak ayrıntılı bir tasvirine girmeyeceğim, sadece mudak’ın günlük kurbanlarıyla temas tecrübesinin genellikle çok üzücü olduğunu ilave etmek istiyorum – birincisi, çünkü onların senin yanında bulunmalarından çok çabuk yoruluyorsun; ikincisi, onlar etraflarına çok derin bir tatminsizlik ve marazilik duygusunu yayıyorlar, bu ise bulaşıcıdır; üçüncüsü, onlar sende hastalıklı bir acıma duygusunu doğuruyorlar, anlaşılan, onları bu hastalıklarından kurtarmanın herhangi bir yöntemi görünmediğindendir. Ancak ES’ler ve sevinçli arzuların tazyiki bu zavallıların bulundukları hapsi içinden yıkabilir. Onun için, eğer onlara yardım etmek isteyenler varsa, ilkin şuna bakmak amaca uygun olur – bu istek, senin kendi hastalığının sonucu değil mi acaba? ilaç olarak ise akıl yürütmelerden çok ES’lerin içinde bulunmayı tavsiye ediyorum. Eğer sen, mudak için hastalıklı bir acımayı hissediyorsan – bunun muhakkak senin de hastalandığın, sende mudak virüsünün yerleştiği ve yaşadığı ve seni yönetmeye denediği anlamına geldiğini bil. Eğer senin, onun hayatını değiştirmek isteğin sevinçli, konstrüktif ise, demek, her şey iyi, yerli yerindedir. Bu parçanın bitiminde, en ağır biçimde mudak’ların kocalarının veya karılarının mustarip olduklarını eklemek istiyorum, ki, eğer mudak – herhangi bir çocuğun anne veya babası ise, o çocuğu ancak ölüler kıskanır.

Ben, mudak tipinin parlak bir örneği ile temas şeklinde yapılan hafif bir aşının herkes için faydalı olduğunu düşünüyorum. Nihayet, mudak’ın ES’leri yoğun bir biçimde arayanlar için mükemmel bir turnusol kağıdı olduğunu belirtmek istiyorum; böyle insanlar, mudak ile temas etmek imkanını özenle karşılıyorlar, ki böyle bir durumda sende olan bütün kederlenmeler su yüzüne çıkıyor ve bu, onları açığa çıkarmak ve kesin olarak onların kökünü kazımak için çok güzel bir fırsattır. Eğer mudak ile sıkı temaslarında ES’leri koruyabiliyorsan, demek, senin başarıların ciddidir.

Şimdi, mudak’ların kuvvetli bir azınlıkta bulundukları topluluktaki ilişkilerin özüne hafifçe değinelim. Hemen hemen her toplumda mudak’lara acıyan kişiler bulunur. Eğer mudak’ların çevresinde oldukça kuvvetli ve aklı başında insanlar varsa, o halde mudak’ın kovulmasıyla tamamlanan tavizsiz bir savaş tamamen olanaklıdır. Durum bunun tersi olduğunda ise derin hüzün ve sinirlilik intanı herkesi yenebilir.

Yatakta mudak – işi bilen ve pragmatist bir yaratıktır. Ondan romantik davranış bekleme, ancak eğer kız sırf teknik bir tecrübe edinmeyi amaçlıyor veya, diyelim, en ağrısız bir şekilde deflorasyonu gerçekleştirmek istiyorsa, o zaman mudak, gayet uygun bir aday olabilir. Eğer, yine de, bir kadının cinsel tatmini veya özel bir cinsel tecrübesi için sade mekanik sağlam bir temas yeterli ise , mudak ona uygun olur. Mudak’lar, tecrübeli ve mahir tatmin etme mekanizmaları olabilirler, onlar cinsel birleşmeyi uzun zaman sürdürme becerisine genellikle sahiptirler, ne de olsa sade bir insan ateşliliği onlarda yok ve kendini tutmak onlar için daha kolay. Fakat, eğer kadın, mudak’ın onun için gayret ettiğini düşünüyorsa, o derinden yanılıyordur. Mudak, her halükarda sadece kendisi için gayret ediyor. Eğer mudak’ın kendini önemli hissetme duygusunun içine friksiyon yapmak mahareti giriyorsa, o bunu öğrenir ve hatta, bir erkekten sadece bunu isteyen kadınlar için bir mutluluk kaynağı olabilir. Eğer durum böyle değilse – ondan ateşten korktuğun gibi kork – yatakta o, iğrenç, azgın bir sadist olur, çoğu zaman o kadar ince karakterli ki, fiilen hiçbir şeyinde kusur bulamazsın. Hem de mudak, seks ile ilgili sorularda aşırı derecede yapışkan ve alıngandır. Onunla yatmayı kesersen, daha büyük bir düşmanın olmaz, üstelik ömür boyu. Mudak’ı, grup halinde veya diğer gayritabii, hatta sadomazoşist varyantlarına varıncaya kadar her türlü sekse oldukça kolay çekmek mümkündür. Ancak bu, onun duygularının genişliği ve yoğunluğu değil, sadece partnere karşı herhangi bir duygunun yokluğuyla açıklanır, böylece kompleksler için bile mudak’ta yerleşecek yer yoktur. Mamafih, eğer elli yıl önce annesi ona seks yapmanın kötü bir şey olduğunu söylemişse, o halde biz büyük bir ihtimalle nadir bir ahlakçı ve korkunç bir yalancı softayı karşımızda buluruz.

Sözgelişi, anneler hakkında. Ana babasına karşı en büyük bir hürmet ile davranmayan bir mudak’a daha raslamadım. Mudak’ın velileriyle olan ilişkilerinin incelemesi hastalığının anamnezinde birçok şeyi aydınlatabileceğini sanırım. Görünürde mudak ana babasına karşı her zaman nazik ve saygılıdır, safranın gözlerini kapladığı dönemler müstesna, ve o zaman kökleşmiş bireycilere bile demin herşeyin üstünde olan şeylerin nasıl ince bir gaddarlık ile ayaklar altına alındığını izlemek pek acı oluyor. Bana göre, mudak’ların velileri de karakteristik bir özelliğe sahiptirler – onlar genellikle gayet budala ve çaresizdirler, iş insanlar arasındaki ilişkilerin hassas yönlerine değindiği zaman, ve son derece asabidirler. Onların çocuklarından çektikleri ıstıraplarına baktığında, nedense her zaman onların bunu hakettiklerini düşünüyorsun.

Ve, nihayet bütün bu söylenenlerden sonra mudak’ları tanımlama ve zararsız bir hale getirme probleminin çözüme ulaştığını söyleyebilir miyiz? Tuhaftır ki, ancak mudak’ın kesin ve kısa bir tanımı benim tarafımdan böylece de bulunamadı ve, önlerine bu soruyu koyduğum birçok kişi bir türlü anlaşılır bir şeyi doğuramadı, halbuki daima öyle geliyor ki, aranan formülasyon dilin ucunda ve neredeyse bulunur. Diğer taraftan, böyle genel, herşeyi içine alan bir tanımlama belki de yoktur. Bunun da sebebi basit – onu ihtiva eden terimler bulanık bir yoruma sahiptirler. Bir şey önemli: eğer bu bölümü okuduktan sonra sen, çevrende mudak’ın bulunduğuna dair belirli bir eminlik hissettiysen – ondan kaç veya onu kov – bu ilişkilerde gelecek yoktur. Mudak’ların toplumu – bu, her türlü kederlenmelerin – hem mefhumsal olanların, hem de geri kalan diğerlerin – tam bir fidanlığıdır.

 

P.S. Bu makaleyi okuyanların tepkileri çok enteresan. Onlar iddia ediyorlar ki, eğer bu makale farklı kişilere okumak için verilirse, sıradan bir insan ya güler, ya da düşünmeye başlar, mudak ise kırılır ve bunun şahsen ona karşı veya bütün insanlığa karşı bir saldırı olduğunu sanır.